Bugun...


Hüseyin Avni Dedekargınoğlu


Tarih: 26.11.2016 17:46:51


ORTAÇAĞA MARKSİSTLER NASIL BAKMIŞ -1- 

MARX bütün insanlık tarihine sınıf mücadelelerinin tarihi olarak bakmış ve bütün tarihi ekonomik dediği ve alt yapıyı oluşturan üretim ilişkileri ile üretici güçler arasındaki ilişkilerin niteliğini dikkate alarak incelemiş ve ekonomik olanın yani alt yapının siyasal ve sosyal olanı yani üst yapıyı belirlediğini tesbit ederek şöyle demiştir: " İnsanların yaşamlarını belirleyen düşünceleri değil düşüncelerini belirleyen ekonomik durumudur." Yani bir insan nasıl düşünüyorsa öyle yaşamıyor tam tersi nasıl yaşıyorsa öyle düşünüyor. 

Örneğin ben emekli bir öğretmenim aylık gelirim iki bin lira. Lüks bir arabam olsun istiyorum sonra iş esas olana yani bu arabayı nasıl alacağım sorununa geliyor. Arabanın ücreti 60 bin lira, aylık ortalama gideri en az 600 lira. 
Benim aylık gelirim ancak indirimli kartla otobüs metrobüs metro vb ile seyahat etmeye yetiyor. Dolayısıyla benim araba alma düşüncem bir çırpıda yok oluyor.
Ekonomik durumum bana sınıfımı konumumu neye binip binmeyeceğimi hatırlatıyor. Tabii bu örnekleri çoğaltabiliriz. 


Ben gece yatarken sabah kalktığımda gözlerimi bir villada büyük bir odada açmak istiyorum ama sabah kalkıyorum bakıyorum yine bizim 10 metre karelik odada açmışım. Bu örnekleri şunun için veriyorum dostlarım binlerce yıldır köleleri serfleri işçileri emekçileri esnafları memurları emeklileri hep daha iyi bir dünya vaadi ile özellikle dinin uyuşturucu gücünü onun yetmediği yerde silahın gücünü kullanarak aldatmışlar kandırmışlar kendi aralarında bölüp parçalamışlar ve hala da aynı yöntemi izlemeye devam ediyorlar. Fakat buna rağmen tarihin ileri doğru gidişini zaman zaman yavaşlatsalar da durduramamışlar ve toplumların tarihi hep ileriye doğru yani gelişimine engel olan ayak bağı olan sınıfsal güçleri yıkarak ilerlemeye devam etmiştir.

İlkel komünal toplum yerini köleci topluma köleci toplum yerini Ortaçağın Feodal toplumuna, Feodal toplum yerini Kapitalist topluma ve kapitalizmin en yüksek aşaması olan tekelci kapitalizm dediğimiz Emperyalist çok uluslu şirketlerin egemen olduğu sisteme bırakmış ve 1917 Büyük Ekim Devrimi ile dünyada ilk defa kapitalist emperyalist bir dünyada zincir en zayıf olduğu halkasından kırılmış ve Çarlık Rusyası' nda devrim gerçekleşmiş ve insanlık tarihinde yeni bir dünyanın yani üretim araçlarının özel mülkiyetinin olmadığı bir avuç sömürücü azınlığın diktatörlüğünün yerine işçilerin köylülerin emekçilerin diktatörlüğünün kurulabileceği gerçeği dünyanın bütün mazlum halklarına ilan edilmiş ve gerçek kurtuluşun ancak işçi sınıfının önderliğinde tüm ezilen sınıf ve tabakaların , köleleştirilmiş halkların ortak mücadelesiyle olabileceği ve bu devletin isminin ise " Proletarya Diktatörlüğü" olduğu bütün dünyaya ilan edilmiştir. 


Sevgili dostlarım bütün bunlar birden bire olmamış binlerce yıllık insanlık tarihinin kazanmış olduğu deneyimlerin ödemiş olduğu çok ağır bedellerin sonunda kazanılan tecrübelerin birikimlerin çıkarılan derslerin yenilgilerin sonunda olmuştur. Ortaçağ' da yaklaşık bin yıllık tarihi bir dönemi kapsar. Ve kapitalizmin ve sanayi toplumunun kökenleri Ortaçağ Avrupası' ndadır. Bize çok karanlık olarak tanıtılan Ortaçağ' da büyük dönüşümler olmuştur. Bu büyük dönüşüm yüzyıllar boyunca coğrafya , siyaset ve toplum arasında cerayan eden karmaşık etkileşimlerin sonucunda olmuştur.
Gelecek paylaşımımda bütün bu değişimin temelinde yatan ekonomik gelişmeleri sınıfsal temeline oturtarak anlatmaya çalışacağım. Sevgili dostlarım yoldaşlarım sizlere selamlarımı sevgilerimi gönderiyor iyi akşamlar diliyorum.



Bu yazı 447 defa okunmuştur.

YORUMLAR

YAZARLAR
EN ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HAVA DURUMU (İSTANBUL)
İSTANBUL
ANKET
FOTO GALERİ Yapay Çiçek
REKLAM VE SPONSOR ALANI
YUKARI